🇲🇦

Fas Kişisel Birikimler

Fiyat

Hisse Senedi Fiyatı
29,7 %
01.09.2025
Değişim +/-
+0,4 %
Yüzde Değişim
+1,37 %

Fas'deki Kişisel Birikimler'in mevcut değeri 29,7 % dır. Fas'deki Kişisel Birikimler 01.09.2025 tarihinde 29,7 % ye yükseldi, bu değer 01.06.2025 tarihinde 29,3 % idi. 01.03.2014 ile 01.09.2025 arasında, Fas'deki ortalama GSYİH 27,72 % idi. Tüm zamanların en yüksek seviyesi 01.12.2024 tarihinde 30,80 % ile ulaşılırken, en düşük değer 01.03.2014 tarihinde 24,10 % olarak kaydedildi.

Kaynak: Haut Commissariat au Plan

Kişisel Birikimler

Kişisel Birikimler

  • 3 Yıl

  • 5 Yıl

  • 10 Yıl

  • 25 Yıl

  • Max

Kişisel Tasarruflar
Date
Kişisel Tasarruflar
Jan 3, 2014
24,10 %
Jan 6, 2014
27,20 %
Jan 9, 2014
24,70 %
Jan 12, 2014
25,00 %
Jan 3, 2015
26,80 %
Jan 6, 2015
28,80 %
Jan 9, 2015
29,00 %
Jan 12, 2015
28,20 %
Jan 3, 2016
27,60 %
Jan 6, 2016
28,40 %
Jan 9, 2016
29,30 %
Jan 12, 2016
27,50 %
Jan 3, 2017
27,60 %
Jan 6, 2017
27,10 %
Jan 9, 2017
29,10 %

Kişisel Birikimler Tarihçe

TarihDeğer
01.09.202529,7 %
01.06.202529,3 %
01.03.202526,8 %
01.12.202430,8 %
01.09.202428,7 %
01.06.202428,4 %
01.03.202427,6 %
01.12.202328,3 %
01.09.202327,4 %
01.06.202328,2 %
1
2
3
4
...
5

Kişisel Birikimler nedir?

Kişisel Tasarruflar: Türkiye Ekonomisinde Bireysel Mali Sağlamlığın Anahtarı Eulerpool olarak, makroekonomik verilerin iç yüzünü anlamak ve finansal kararlarınızı en iyi şekilde verebilmeniz için size kapsamlı bilgiler sunmaktayız. Bu yazıda, Türk ekonomisinde önemli bir yere sahip olan 'Kişisel Tasarruflar' başlığı altında bilgi vereceğiz. Bireylerin mali sağlamlığını koruma konusunda neden tasarrufların bu denli önemli olduğunu ve makroekonomik düzeyde nasıl etkiler yarattığını ele alacağız. Kişisel tasarruflar, bireylerin gelirlerinden harcamalarından arta kalan miktarı ifade eder. Bu kavram, sadece bireyler için değil, aynı zamanda ülke ekonomisi için de büyük önem taşır. Tasarruflar, bireylerin gelecekteki finansal belirsizliklere karşı dayanıklılığını artırır, yatırımları finanse eder ve ekonomik büyümeyi teşvik eder. Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde, yüksek kişisel tasarruf oranları, ekonomik istikrarın sağlanması ve sürdürülebilir ekonomik büyüme için hayati öneme sahiptir. Öncelikle kişisel tasarrufların bireysel düzeyde neden bu kadar önemli olduğunu inceleyelim. Her birey, yaşam süresi boyunca farklı finansal zorluklarla karşılaşabilir. Beklenmedik sağlık harcamaları, işsizlik veya diğer acil durumlar kişisel mali durumu sarsabilir. Bu tür durumlarla başa çıkabilmenin en güvenilir yolu, yeterli birikime sahip olmaktır. Kişisel tasarruflar, bireylerin bu tür belirsizlikler karşısında mali açıdan kendilerini güvende hissetmelerini sağlar. Ayrıca, tasarruflar sayesinde bireyler, eğitim gibi hayatlarını olumlu yönde etkileyecek harcamaları finanse edebilirler. Gelecekteki hedeflere ulaşmak ve mali bağımsızlık sağlamak adına düzenli olarak birikim yapmak, finansal istikrarın temel bir unsurudur. Makroekonomik düzeyde ise kişisel tasarruflar, birçok şekilde ekonomiye katkı sağlar. Tasarruflar, bankalar ve finansal kuruluşlar aracılığıyla krediye dönüşür. Bu krediler, işletmelerin yatırımlarını finanse etmelerine ve dolayısıyla ekonomik büyümeye katkıda bulunmalarına imkan tanır. Yani bireylerin tasarrufları, bir yandan kendilerine güvenlik sağlarken, diğer yandan da ekonominin genel yapısına ve büyümesine katkıda bulunur. Türkiye'de kişisel tasarrufların düşük olduğu dönemlerde, yatırım finansmanının yeterli seviyede sağlanamaması nedeniyle ekonomik büyüme de etkilenebilir. Bu nedenle, kişisel tasarruf oranlarının yüksek olması, ekonomik istikrar ve büyüme açısından kritik bir faktördür. Türkiye ekonomisinin son yıllardaki performansına baktığımızda, kişisel tasarruf oranlarının zaman zaman dalgalandığını görmekteyiz. Ekonomik belirsizliklerin yüksek olduğu dönemlerde, bireylerin tasarruf etme eğiliminde azalma olabilmektedir. Bu durum, kısa vadede ekonomik aktiviteyi olumlu etkileyebilse de uzun vadede sürdürülebilir büyümeyi olumsuz etkileyebilir. Benzer şekilde, yüksek enflasyon dönemlerinde, tasarrufların reel değeri azalmakta ve bireyler tasarruf yapmaktan kaçınabilmektedir. Bu nedenlerle, Türkiye'de makroekonomik politikalarda tasarruf oranlarını artırıcı tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır. Tasarrufları artırmak için devlet müdahalesinin yanı sıra, bireysel farkındalığın artırılması da gereklidir. Finansal okuryazarlık eğitimi, bireylerin tasarruf yapma konusundaki bilgi ve bilinç seviyesini yükseltmek için önemli bir adımdır. Türkiye'de bireylerin finansal okuryazarlık düzeyinin artırılması, hem kişisel mali sağlamlıklarının artırılmasına hem de makroekonomik düzeyde sürdürülebilir büyümeye katkı sağlayacaktır. Eğitim programları, seminerler, çevrimiçi kaynaklar ve uygulamalar aracılığıyla bireyler finansal planlama, bütçeleme ve tasarruf yapma konularında bilgilendirilebilir. Bu tür girişimlerin yaygınlaştırılması, uzun vadede daha yüksek bir tasarruf oranına ve dolayısıyla güçlü bir ekonomik yapıya katkı sağlayacaktır. Eulerpool olarak, makroekonomik verilerin analiz edilmesinin ve bu verilerin doğru anlaşılmasının öneminin farkındayız. Kişisel tasarruflar, hem bireylerin hem de ülke ekonomisinin geleceği açısından hayati öneme sahiptir. Sizlere sunduğumuz veri ve analizler sayesinde, finansal kararlarınızı daha bilinçli bir şekilde alabilir ve geleceğinizi güvence altına alabilirsiniz. Türkiye ekonomisinin gücü, bireylerin finansal sağlamlığı ile doğrudan ilişkilidir; bu nedenle tasarruf yapma kültürünün yaygınlaştırılması ve desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Sonuç olarak, kişisel tasarruflar sadece bireyler için değil, aynı zamanda ülke ekonomisi için de büyük bir önem arz etmektedir. Türkiye'de kişisel tasarruf oranlarını artırmak için hem devlet politikaları hem de bireysel farkındalık artırıcı önlemler gereklidir. Eulerpool olarak, bu kritik konularda sizlere en güncel ve doğru verileri sunmak için buradayız. Finansal geleceğinizi güvence altına almak ve ekonomik büyümeye katkıda bulunmak için tasarruf yapmanın önemini kavrayın ve bu doğrultuda adımlar atın. Tasarruf, sadece bir alışkanlık değil, aynı zamanda ekonomik istikrarın da temelidir.